SİA (TAŞTANDAM)

Burdur il merkezine 100 km. uzaklıktadır. Burdur-Antalya karayolu üzerinde bulunan, Antalya-Bademağacı nahiyesine, 19 km. uzaklıktadır. Arkeolojik açıdan: Pisidia’nın en iyi korunmuş şehirlerinin başındadır. Koruma duvarları, kamu yapılarının mimarisi, özel evler ve mezarlıklar, burada tarımla uğraşan, orta büyüklükte, başarılı bir yerleşim tablosu ortaya koyuyor.

Kızılkaya bucağına bağlı, Karaot köyündedir. Kalıntılar bulunması nedeniyle, köyün adı: “Taştandam”. Antik dönemde, burası: bir Pamfilya kenti. Antik kent: çam ve karaçam ormanları içinde, saklı durumdadır.

Kent: Taştandam tepesi ile güney ve batı etekleri üzerinde kurulmuş. Kuzey, doğu ve güney kayalıkları: 2-3 katlı ve güçlendirilmiş surlarla çevrili. Tepenin eteklerinde: kısmen düz ve çamlık yerler, şehrin kutsal ve nekropol alanı olarak yerleştirilmiş. Mezar anıtları da, burada bulunuyor. Günümüzde burada: sur duvarları, 2 katlı kule ve giriş kapısı görülebilir. Surlar: tüm şehri, çepeçevre sarmaktadır. Helenistik döneme ait 2 kule kalıntısı da batı kapısının her iki tarafında bulunmaktadır. Aşağı şehir sur duvarı: şehrin kurulduğu tarihte inşa edilmiştir. 3.yüzyıla veya erken 2.yüzyıla aittir. Sur duvarlarının hem içinde, hem de dışında ev kalıntıları görülebiliyor. En erken döneme ait evler, Helenistik döneme aittir. Evlerin ortak özellikleri: çatılarında biriken yağmur suları ile beslenen, şişe biçimli sarnıçlara ve yapıların zemin katlarında bulunan, 3 veya 5 odaya girişi sağlayan, açık avlulara sahip olmalarıdır.

Evler; birbirlerinden, dar sokaklar ve merdivenlerle ayrılır.

Roma dönemi öncesine ait tek yapı: Bouleuterion, yani Meclis Binasıdır. Dorik stoa kalıntıları, Roma dönemi, Aşağı Agoranın arkasında, bir palestra yapısına uzanan anıtsal bir merdivenin 18 geniş basamağı ve bir hamam yapısı bulunuyor. Bu hamam yapısının, 3.yüzyıla ait olan bir sarnıçla beslendiği düşünülüyor. Biri Bouleuterion’un üstünde olmak üzere; 3 adet Roma dönemi tapınak görülüyor.

Sia’da en çarpıcı mezar yapıları: Heoa olarak bilinen anıtsal mezarlardır. Küçük bir anıt mezar, dikdörtgen planlı olup, en iyi korunmuş olanıdır. Üç çevresi, lahitlerle çevrilidir ve arkasında, yarım daire şeklinde: exedrası vardır. Aile mezarı tipindeki mezar yapıları da bulunuyor.

Kaba taşlarla, daire biçiminde yapılmış Tümülüsler içine gömülmüş, dikdörtgen mezar odaları var. Tümülüs içine gömü geleneğinin, MS.2.yüzyıldan sonra olduğu düşünülüyor.

Sia şehrinde: çok iyi durumda korunmuş, 2 kilise var. Bunun dışında: geç Antik veya Bizans dönemlerine tarihlenebilen, çok az kanıt var. 2 kilise, büyük olasılıkla: 4 veya 5.yüzyıllara aittir.